İLÇEYE UZAKLIĞI:10KM.
Osmanlı İmparatorluğu zamanında göçebe yörüklerinden bir kaç hane bugünkü Merkez camisinin olduğu yeri yerleşim bölgesi seçerek , buraya Kasabanın ilk sakinleri yerleşmişlerdir.
Rivayete göre, yerleşim bölgesi olarak seçilen bu yerin hayvancılığa çok elverişli olmasına rağmen, içme suyunun olmaması tek sorundur. Bir gün hayvan sürüsü sahiplerinden birinin bir Teke’si kaybolur. Bir süre sonra Tekenin sakalı ıslak olarak sürüye geri döner.Teke sahibi bu durumun farkına vararak Tekenin sakalının ıslaklığından dolayı suyun olabileceğini varsayar. Ertesi gün Teke’yi izlemeye alır. Tekenin gittiği izden kendisi de giderek gerçekten tahmin ettiği gibi su kaynağına ulaşır. Su kaynağının bulunduğu yerin bu günkü ismi KUYULUĞU’ dur.

Suyun bulunduğu yerde, o zamanki halkın “Koz” bu gün ise “Ceviz” denilen çok sayıda ağaç bulunmaktadır. İşte “Koz” kelimesi ile “Ağaç” kelimesinin birleştirilmesinden “KOZAĞAÇ” ismi çıkarılmıştır. Kasabanın bu günkü halkı, ilk olarak yerleşen bir kaç hayvan sahibi ve göçebe ailesinden çoğalmıştır.
Yapılan araştırmalara rağmen Kasabanın ne zaman kurulduğu hakkında kesin bir tarih elde edilememiştir. Kasabanın çevresinde; Gürleyik mevkisinde Yazılı Taş, Akkaya mevkisinde İninönü, Yarıkkaya mevkisinde eski bina yıkıntıları, Akpınar mevkisinde üzerinde şekil ve resimler bulunan taşlar bulunmaktadır. Bu bölgede Arkeologlar tarafından yapılan araştırma ve incelemeye göre eserlerin Bizanslılara ait olduğu ve bu nedenle de Kasabanın geçmişinin Bizanslılara kadar dayandığı tahmin edilmektedir.
Kasabada bir İlköğretim Okulu (MLO), Sağlık Ocağı ve Belediye teşkilatı vardır. Kasabada her yıl düzenlenen "Kozağaç Yayla Şenlikleri" yöreye ayrı bir kimlik kazandırmaktadır. Kozağaç belediye olmasından bu güne geçen zamanda sırasıyla; Mehmet çelik, Nuri GÖKER, Kazım ÖZDEMİR, Hüsnü ÖZYURT, Mehmet ÖZDEMİR, Nuri GÖKER, Mehmet ŞENTAŞ,
Hasan ERDEN belediye başkanı olarak görev yapmışlardır. Habip
AKIN halen belediye başkanı olarak görev yapmaktadır.