MANİLER

 

Ayağımın nalını,

Eğdim kiraz dalını,

Zengin olsan dengim değilsin,

Köpek yesin malını.

 

Bahçelerde lahana

Doğradım, vurdum dığana,

Hayatımda görmedim,

Senin gibi kaynana.

 

Kara kara kazanlar,

Kara yazı yazanlar,

Cennet yüzü görmesin,

Aramızı bozanlar.

 

Penceremde şişem yok,

İçinde menevşem yok,

Yarim gitti gurbete,

Onun için neşem yok.

 

Çanaklıkta çanak var,

Kız sende yanak var,

Bir gün öpeceğim ama,

Karakolda dayak var.

 

Mani maniyi açar,

Maniyi bilmeyen kaçar,

Gelin mani söyleyelim,

Mani dertleri açar.

 

Güle çıktım gülmedim,

Gülden düştüm ölmedim,

Çok arkadaş gördüm ama,

Senin gibi görmedim.

 

Bahçede dere otu,

Boynuma göre doku,

Karagözlü arkadaşım,

Ben yazdım sen oku.

 

 

 

Pencereden bak bana,

Fındık fıstık at bana.

Fındık fıstık az gelir,

Altın yüzük at bana.

 

Süpürgenin telleri,

Süpürmüyor yerleri.

Fotografın ver ama,

Konuşmuyor dilleri.

 

Gemi gelir yanaşır,

İçi dolu çamaşır.

Ben yarimi görünce,

Bakan gözler kamaşır.

 

Bisikletlen gezersin,

Karıncayı ezersin.

Madem benden güzelsin,

Niçin bekar gezersin?

 

Şu dağlar ulu dağlar,

Gölgesi koyu dağlar.

Ben derdimi anlatsam,

Gökteki bulut ağlar.

 

Altın tabakta vişne,

İşte abacığım işte.

Bizim eve yakışır,

Mavi gözlü enişte.

 

Antalya’nın duvarı,

Sıvamadan aharı,

Ben yarimle gonuşuyon,

Var mı sana zararı?

 

Bahçelerde batlıcan,

Ben askere yazılcan.

Askerden geldiğimde,

Fidan boylu gız alcan.

 

 

A benim bahtı yarim,

Gönlümün tahtı yarim,

Yüzünde göz izi var,

Sana kim baktı yarim?

 

Masa üstünde roman,

Okurum zaman zaman,

Osman sana varacağım,

Memur olduğun zaman.

 

Koyunum yaz olsa,

Güttüğüm yerler düz olsa,

Ben koyunumu güderim,

Yanımda sevdiğim olsa.

 

Al üzüm ermem diyor,

Sepete girmem diyor,

Kızın gönlü var ama,

Annesi vermem diyor.

 

Sarı taksi boyanır,

Apartmana dayanır,

Tam kaçacağım sırada,

Çatlak yengem uyanır.

 

Dur tren bineyim,

Beş liram var vereyim,

Ben ağa oğluyum,

Benimle dalga geçilmez.

 

Ak üzüm asmasıyım,

Nazilli basmasıyım,

Doktor hekim getirmeyin,

Ben yarimin hastasıyım.

 

Güvercinim süt beyaz,

Yine geldi bahar, yaz,

Eğer beni seversen,

Mektubunu sıkça yaz.

 

 

Ekmek ettim teledim.

Dama çıktım sernedim.

Yarim geliyor diye,

İpek mendil salladım.

 

Entarinin biçimi,

Yalan dünya geçimi,

Gel yarim konuşalım,

Bir sigara içimi.

 

Kaleden indim, iniş,

Ceplerim dolu yemiş,

Yare saldım yar yememiş,

O yar kendi gelsin demiş.

 

Mercimeğim kile kile,

Ölçelim sile sile.

Sen öteden ben beriden,

Gel yiyelim güle güle.

 

Yılan attım gamışa,

Sular verin yanmışa.

Allah döğümlüğünü versin,

Yarinden ayrılmışa.

 

Karanfil oydu beni,

Kokusu baydı beni.

Dar sokaktan geçerken,

Bir subay soydu beni.

 

Alma attım dar geldi,

Dar sokaktan yar geldi.

Alma diye ısırdım,

Al yanaktan kan geldi.

 

Kalenin ardı tandır,

Yandır Allah’ım yandır.

Yarim küsmüş gidiyor,

Döndür Allah’ım döndür.

 

 

Elmanın irisine,

Ben yandım birisine,

Beni çoban tutsunlar,

Kızların sürüsüne.

 

Al üzümün salkımı,

Benim yarim saklı mı?

Saklıysa çıkarın,

Aldırıyom aklımı.

 

Odun eder gelirler pirinden,

Ayırmışlar kurusunu yaşından.

Eşli keklik bile ayrılmamış,

Ben ayrılmam eşimden

 

Baca üstünde yılan,

Yılan boynuma dolan.

İşaretten anlamaz,

Eşek kafalı oğlan.

 

Tren yolu çiçek,

Tren burdan geçecek,

Benim sevdiğim oğlan,

Sigara içmeyecek.

 

Armudu dişledim,

Sapını gümüşledim.

Sevdiğimin adını,

Kolyeme işledim.

 

Kümesteki civcivler,

Boynundaki inciler,

Haram olsun sevgilim,

Bensiz geçen geceler.

 

Kavak senden uzun yok,

Dallarında üzüm yok,

Seni bana verseler,

Başkasında gözüm yok.

 

 

Çanaklıkta çanak var,

Kız sende ne yanak var,

Birgün öpeceğim ama,

Karakolda dayak var.

 

Mendili serdim sicime,

Bakın benim cicime,

Ben sevdim eller aldı,

O gidiyor gücüme.

 

Tepenin ardı mersin,

Beklerim yarim gelsin,

Beklemekten usandım,

Allah belanı versin.

 

Güvercinim süt beyaz,

Yine geldi bahar yaz.

Eğer beni seversen,

Mektubunu sıkça yaz.

 

Bahçelerde ibrişah,

Boyu uzun kendi şah,

İki gönül bir olsun,

Ayıramaz padişah

 

Karanfilin moruna,

Ölüyorum yoluna,

Söylen komşu oğluna,

Doğru gitsin yoluna.

 

Karanfilim mor çiçek,

Bekle tren gelecek,

Baba benim hayatım,

Askerde mi geçecek?

 

Eğmeli gelin eğmeli,

Saç topuğa değmeli,

Dayımın kızı dururken,

Kime boyun eğmeli?

 

 

 

Şu derenin oylumuna,

Kuş konar yaylımına,

Gülelim eğlenelim,

Geldik yol ayrımına.

 

Sıra sıra kazlar,

Yumurtlamazlar,

Bu zamanın oğlanları,

Laftan anlamazlar.

 

Motorsiklette gezerim,

Karınca beli ezerim,

Senin gibileri,

Çamurdan da düzerim.

 

Teyyarem hızlı gider,

Üstü yıldızlı gider,

Nişanlı olan kızların,

Mektubu gizli gider.

 

Ev süpürür toz eder,

Kız oğlana göz eder,

Oğlanın ne kusuru var,

Ne ederse kız eder.

 

Sekiz sekiz onaltı,

Evleri bayır altı,

Nazlı yar sorarsa,

Çiftçiliktir sanatı.

 

Karanfilim var bir budak,

Eğilip te öptüm şarpadak,

Ben yar ile yatarken,

Müdür girdi harpadak.

 

Tenekede gazım var,

Yazılacak yazım var,

Kız söylemeye utandım,

Benim sende gözüm var.

 

 

 

Meşe meşeye benzer,

Meşe şişeye benzer,

Şu İshak’ın kızları,

Mor menevşeye benzer.

 

İshak bu mudur,

İçi dolu su mudur,

Gizli gizli mektup yazarken,

Son cevabın bu mudur?

           

Ay ayan oğlan,

Keten gömlek giyen oğlan,

Yarin eller almış,

Uykudan uyan oğlan.

 

Helkeler kolunda suya gidiyor,

Elleri kınalı bir güzel gelin,

Senin derdin beni verem ediyor,

Gözleri sürmeli bir güzel gelin.

           

Yılan tasta düzülür,

Kız aynada süzülür,

Kız oğlanı görünce,

Diz bağları çözülür.

 

Kara kara böcekler,

Duvarı delecekler,

Beni sevmediğim oğlana,

Zorlamı verecekler?

 

Mendilim ipek,

Ortası benek,

Benim sevdiğim,

Sanki bir melek.

 

Kafesten bülbülü kovdum,

Yari evlenmiş duydum,

Evlenirse evlensin,

Ben daha iyisini buldum.

 

 

 

Kaleden inenleri,

Döndürün gidenleri,

Nerelere gömmeli,

Sevdadan ölenleri.

 

Entarisi pamuklu,

Düğmeleri savuklu,

Senin annen çok fena,

Olmam sana yavuklu.

 

Şu Çavdır’ın dağları,

Üzüm vermez bağları,

Üzüm verse bağları,

Evlenir oğlanları.

 

Alsam ismini, ismini,

Sarsam kaleme kaleme,

Senin güzelliğin civanım,

Değer cümle aleme.

 

Yaza yaza yaz geldi,

Derelere kaz geldi,

Daha yazacaktım ama,

Mürekkebim az geldi.

 

Ocak başında güğüm,

Uçları düğüm düğüm,

Sevdiğime versinler,

İstemem davul düğün.

 

Mor koyun meler gelir,

Dağları deler gelir,

Hakikatli yar ise,

Uykusunu böler gelir.

 

Çaya varasım geldi,

Çadır kurasım geldi,

Genç kızların koynunda,

Bir gün kalasım geldi.

 

 

 

Çaya vardım çaylandım,

Çayda balık avlandım,

Yarimi göremeyince,

Vah kendim ağlandım.

 

Bir taş attım indi gitti ovaya,

Yeşil turnam döndü geldi yuvaya,

Ellemen turnamı paslatırsınız,

Söylemen yarime ağlatırsınız.

 

Ana başta taç imiş,

Her derde ilac imiş,

Bir evlat pir olsa da,

Anaya muhtaç imiş.

 

Karanfilim sarkarım,

Açılmaya korkarım,

Yar geliyor deseler,

Hasta olsam kalkarım.

 

Karanfilim saksıda,

Bir yar sevdim Aksu’da,

Allah bizi kavuştursun,

Akşam ile yatsıda.

 

Karanfilim su deye,

Ölürüm su deye,

Kızlar bize gelmiyor,

Asker olmuş o deye.

 

Karanfilim ek beni,

Saksılara dik beni,

Eğer çiçek açmazsam,

Çarşılarda sat beni,

 

Alçacık duvar üstü,

Bağlamam suya düştü,

Eğildim alayım diye

Yarim aklıma düştü.

 

 

 

 Dağlarda kar kalmadı,

 Yürekte fer kalmadı,

Daha çok yazacaktım,

Mektupta yer kalmadı.

 

Karanfil uzar gider,

Yaprağın düzer gider,

O kız yolunu şaşırmış,

İnşallah bize gider.

 

Bağa girdim üzüme,

Çubuk değdi gözüme,

Çubuk seni keserim,

Yar göründü gözüme.

 

Karanfilim sarkarım,

Açılmaya korkarım.

Yar geliyor deseler,

Hasta olsam kalkarım.

 

Karanfilim saksıda,

Bir yar sevdim Aksu’da,

Allah bizi kavuştursun,

Akşam ile yatsıda.

 

Karanfilim bu deye

Ölürüm su deye

Kızlar bize gelmiyor

Asker olmuş o deye

 

Karanfilim ek beni

Saksılara dik beni

Eğer çiçek açmazsam

Çarşılarda sat beni

 

Alçacık duvar üstü

Bağlamam suya düştü

Eğildim alayım diye

Yarim aklıma düştü

 

 

 

Dağlarda kar kalmadı

Yürekte fer kalmadı

Daha çok yazacaktım

Mektubumda yer kalmadı

 

Karanfil uzar gider

Yaprağın düzer gider

O kız yolunu şaşırmış

İnşallah bize gider

 

Bağa girdim üzüme

Çubuk değdi gözüme

Çubuk seni keserim

Yar göründü gözüme

 

Bağa girdim üzüm yok

El yarinde gözüm yok

Ben yarimi bulmuşum

El yarinde gözüm yok.

 

Bir dalda iki ceviz

Aramız derya deniz

Sen orada ben burada

Ne bed kaldı ne beniz

 

Alsam ismini ismini

Sarsam kaleme kaleme

Senin güzelliğin civanım

Değer cümle aleme

 

Şu Çavdır’ın dağları,

Üzüm vermez bağları

Üzüm verse bağları

Evlenir oğlanları.

 

Kafesten bülbülü kovdum

Yari evlenmiş duydum

Evlenirse evlensin

Ben daha iyisini buldum

 

 

 

Entarisi pamuklu

Düğmeleri savuklu

Senin annen çok fena

Olamam sana yavuklu

 

Karşı karşı evimiz

Nedir bizim sevimiz

Bu seviler bizdeyken

Verem olur birimiz

 

Atladım girdim bağa

Yazı yazdım toprağa

Bu yar benim olmazsa

Girmem kara toprağa

 

İndim bağ arasına

Kavuştum halasına

Al yarim bir çift çorap

Ben verem parasını

 

Armut dalda yüz gram

Kaştır gözü süzdüren

Senin aşkın değil mi

Beni burda gezdiren

 

Küp içinde bulgurum

Oğlan sana vurgunum

Oğlan iyi hoş ama

Anasına dargınım

 

Kese içinde cevizim

Tama oldu çeyizim

Alacaksan al beni

Ayvaya döndü benzim

 

Deniz kıyısı iskele

Yarim gitti askere

Ay değil gün değil

Nasıl geçer üç sene

 

 

 

Kar yağar karış karış

Kesilir alış veriş

Bundan sonra mektup yok

İster küs ister barış

 

Dut fidanı boynumca

Dut yemedim boyunca

Ağzım dilim kurusun

Yar demedim doyunca

 

Dut yedim duttu beni

Tuttuda kuruttu beni

Kör olası sevdiğim

Gitti de unuttu beni

 

Ak üzüm parmak gibi

Benim yarim kaymak gibi

Beni yardan ayıran

Kurusun yaprak gibi

 

Mercimeğim kile kile

Gel ölçelim sile sile

Sen içerden ben dışardan

Sevdiğim geçinelim güle güle

 

Şu gelen kayık mı

Yambılı yayık mı

Nişanlımdan mektup gelmiş

Ağlasam ayıp mı

 

Fındık fıstık olur mu

Ataş yastık olur mu

Sen orada ben burda

Böyle dostluk olur mu

 

Gökte uçan arıydı

Kanatları sarıydı

Beni yardan ayıran

Bir vefasız karıydı.

 

 

 

Ey dağlar ulu dağlar

Çeşmeli sulu dağlar

Burada bir aşık ölmüş

Gök gürler, bulut ağlar

 

Şu dağlar olmasaydı

Çiçeği solmasaydı

Ölüm Allah’ın emri

Ayrılık olmasaydı.

 

Ana başta taç imiş

Her derde ilaç imiş

Bir evlat pir olsa da

Anaya muhtaç imiş.

 

Bağ bana

Bahçe sana bağ bana

Değme zincir kâr etmez

Zülfün teli bağ bana.

 

Ay doğar bedir Allah

Bu sevda nehir Allah

Ben derdimden ayrılsam

Ne yaparım ya Allah.

 

Yemenimin yeşili

Bulamadım eşini

Derdimi veremem

Al kendi derdini.

 

Portakal soyamadım

Tabağa koyamadım

Geç geldim erken gittim

Derdime doyamadım.

 

Maydanoz ot değil mi?

Yaprağı dört değil mi?

Ben derdimden ayrılsam,

Bu bana dert değil mi?

 

 

 

Masa üstünde pekmez

Bu pekmez bana yetmez.

Yarimin aldığı maaş

Benim süsüme yetmez.

 

Mavi taksi boyandı

Apartmana dayandı.

Tam kaçacağım sırada

Çatlak yengem uyandı.

 

Karanfili eker misin?

Balılan şeker misin?

Sen orada ben burada

Ahrette çeker misin?

 

Ak üzüm parmak gibi

Yar yüzün kaymak gibi

Beni yardan ayıran

Kurusun kavak gibi.

 

Ak üzüm ermem diyor,

Sepete girmem diyor.

Yarin gönlü var ama,

Anası vermem diyor.

 

Ak üzüm asmasıyım

Nazilli’nin basmasıyım.

Doktor hekim getirmeyin,

Ben yarimin hastasıyım.

 

Yılana bak yılana

Kaydı gitti ormana.

Vallah billah varacağım

Kıvırcık saçlı oğlana.

 

Mektubum beyaz çiçek

Irmaklardan geçecek.

Yol verin mektubuma

Sevdiğime gidecek.

 

 

 

Mendilim dalda kaldı,

Gözlerim yolda kaldı

Çabuk söyle postacı

Sevdiğim nerde kaldı.

 

Mendilim ipek

Ortası benek

Benim sevdiğim

Sanki bir melek.

 

Yumurtanın beyazına

Kalkın Hakkın niyazına

Dokuz tekbir iki rekat

Buyurun Bayram Namazına.

 

Taksi uçup gideli

Duman saçıp gideli

Evlensene ay oğlan

Ömrün açıp gideli.

 

Bisikletle gezersin

Karıncayı ezersin

Madem benden güzelsin

Neden bekar gezersin.

 

Masa üstünde vişne

İşle abla işle

Bizim eve Yakışır

Mavi gözlü enişte.

 

Yılan taşla düzülür

Kız aynada süzülür.

Kız oğlanı görünce

Diz bağları çözülür.

 

Bahçe kapısı açılmaz

Maydanozdan geçilmez.

Ben ağa kızıyım

Benimle dalga geçilmez.

 

 

 

Dozer geliyor dozer

Kaçılın hepinizi ezer.

Benim sevdiğim oğlan

Malkoç oğluna benzer.

 

Koyunum yüz olsa

Güttüğüm yerler düz olsa.

Ben koyunu güderim

Yanımda yarim olsa.

 

Masa üstünde bıçak

Sapından tutulacak.

Ana haberin olsun

Abim kız kaçıracak.

 

Karanfil suyun neyler

Güzel kokun neyler

İki baş bir yastıkta

O göz uykuyu neyler.

 

Dur tren , bineyim

Beş liram var vereyim.

Askerde yarim var

Bir kerecik göreyim.

 

Çam çama eklenir mi?

Çam dibi beklenir mi?

Eski yardan mektup gelmiş

Yeni yara geçilir mi?

 

Kara kara böcekler

Duvarı delecekler.

Benim sevmediğim oğlana

Zorla verecekler.

 

Evimizin önü bir dönüm ayrık

Elime verdiler sırmalı yarık.

Sırmalı yarim direkte kaldı,

Babamın acısı yürekte kaldı.

 

 

 

Denizin dibindeyim

Saatin birindeyim.

Beni soran olursa,

Garip evimdeyim.

 

            Besmele ile çıktım yola

            Selam verdim sağa sola

            İki gözüm Ali beyim

            Bayramınız mübarek ola.

 

            Ramazan geldi dayandı

            Camiler nura boyandı

            Top atıldı kandil yandı

            Kalbimiz ona inandı.

 

            Geze geze geldim, geze geldim

            İnci mercan dize geldim

            Komşularım bayram günü

            Arzulayıp dize geldim.

 

            Güle geldim kapınıza

            Selâm verdim topunuza

            Bahşişi vermezseniz

            Darılırım hepinize

 

            Güller geldi, güller geldi

            Bahçeye bülbüller geldi

            İki gözüm komşularım

            Her seneki kullar geldi.

 

            İki işit bir söyle

            Çok gülmekten hazer eyle

            Her söze asma kulağı

            Sakın deme şöyle böyle

           

           Masa üstünde yılan

            Yılan boynuma dolan

            İşaretten anlamaz

            Saman kafalı oğlan

 

 

 

           Masa üstünde pekmez

            Pekmez bana yetmez

            Senin aldığın mağaş

            Benim süsüme yetmez.

           

            Kaynanamın odası

            Gür eder sobası

            Ben onu dövecektim

O da yarin ansı

 

            Çanaklıkta çanak var

            Şu kızlarda yanak var

            Daha öpecektim ama

            Karakol'da dayak var.

 

 

            Atlılar geliyor atlılar

Boynu kıravatlılar

            Yarimi kaçıdılar

Maymun suratlılar

 

 

            Keten gömlek filfili

            Sizden öğrendim dili

            Bu dil buranın değil

            Şu Burdur'un bülbülü.

 

            Köprüden inesim geldi

            Ata binesim geldi

            Kömür gözlü yarimi

            Yine göresim geldi

 

            Tren yolunda çiçek

            Trenler geçmiyecek

Benim sevdiğim oğlan

            Sigara içmiyecek

 

            Mahkemeye vereceğim

            Seni suçlu göstereceğim

            Tazminat olarak

Kalbini isteyeceğim

           

Hoca geliyor hoca

Pantalonu bol paça

Beni küçük görmeyin

Bende isterim bir koca

 

Köprü altında mıstık

Islık çalıyor mıstık

Şu Burdur'un kızları

Kavrulmuş taze fıstık

 

Bana öyle bakma

Kalbimi yakma

Seviyorum seni

Kusuruma bakma.

 

Pisi pisi ponpon

Unutma beni tonton

 

Endim kuyu dibine

Baktım suyun rengine

Ölünce ah ederim

Vermezlerse dengime.

 

Kuyu dibinde yılan

Kuyruğu dursun divan

Beni yarden ayıran

Ne din bulsun ne iman

 

Al kurdelem ensiz

Sarardım soldum sensiz

Baha dinsiz imansız

Nasıl yatıyon bensiz.

 

Dolmuş geliyor dolmuş

Dolmuşun rengi solmuş

Benim sevdiğim oğlan

Dolmuşta şoför olmuş.

 

Su gelir akmayla

Taşları kaymayla

İnsan bir hoş oluyo

Uzaktan bakmayla.

 

            Bisikleti boyadım

            İskeleye dayadım

            Sen aklıma gelince

             Mendil tutup ağladım.

           

            Karanfilim saksıda

            Bir yar sevdim aksuda

Seveceksen sev beni

            Akşam ile yatsıda

 

            Karanfilin kurusu

            Annesinin kuzusu

Sıtkı ile gönül verdim

            Ayrılamam doğrusu.

 

            Karanfili kurutmadım

            Yar seni unutmadım

            Hatırını çok saydım

            Üstüne yar tutmadım.

 

            Makaram sarı bağlar

            Kız söyler gelin ağlar

            Nine ben ölmüş müyüm?

            Asyam kara bağlar.

 

            Su gelir mardin mardin

            Su değil benim derdim

Denizler mürekkep olsa

            Tükenmez benim derdim.

 

            Sepet sepet yumurta

            Sakın beni unutma

            Unutursan küserim

            Arkadaşlığı keserim.

 

            Ak üzüm asmasıyım

            Nazilli basmasıyım

            Gösterin yarimi

            Ben yarin hastayım

                                              

           

            Ak üzüm parmak gibi

            Yar yüzün kaymak gibi

            Beni yardan ayıran

            Kurusun kavak gibi

           

            Benim yarim pek güzel

            Motosikletle gezer

            Açıldıkça sesi

            Zeki Müren'e benzer.

           

            Kayadan indim iniş

            Mendilim dolu yemiş.

            Yara yolladım yar yememiş

            Yar kendi gelsin demiş.

           

           

            Karanfilin moruna

            Varma el oğluna

            El oğlu  değil mi

            Takma bile koluna

           

            Devem gelir havıd ile

            İçi dolu dividile

            Sallan kahpenin kızı

            Mor çuvallı yiğidile

                       

Mani benim ezberim

Kan ağlıyor gözlerim

Şu oğlanı görünce

İçin için eririm.

 

Şu karşı dağa bakmalı

Kızlara nane atmalı

Şu gelen kızı görünce

Bir öpücük atmalı.

 

Kiraz dalında hoş olur

Kızlar çeşmede boş olur

Onlara bakmaya doyamazsın

Bir içim su olur.

 

 

Mavi gözlü biri geliyor

Onu görünce içim eriyor

Bana niye bakıyorsun

Görünce seni benzim soluyor

 

Dağ başında bir duman

O köyün gençleri pek yaman

Sallana sallana gidiyorlar

Boyu posu yerinde pek yaman

 

Yoldan geçiyor beş kız

Durmadan gülüyorlar kıs kıs

Bira dikkatli olun kızlar

Çünkü içim ediyor cız.

 

Küçüğe o genci sordum

Yoldan gelen genci gördüm

İçim sızladı feleğim şaştı

Su doldurduğum testi taştı.

 

        Bağ bana

         Bahçe sana bağ bana

         Değme zincir kâr etmez

         Zülfün teli bağ bana.

  

 Ay doğar bedir Allah

Bu sevda nehir Allah

Ben derdimden ayrılsam

Ne yaparım ya Allah.

 

Yemenimin yeşili

Bulamadım eşini

Derdimi veremem

Al kendi derdini.

 

Bahçe kapısı açılmaz

Maydanozdan geçilmez.

Ben ağa kızıyım

Benimle dalga geçilmez.

 

 

 

Masa üstünde bıçak

Sapından tutulacak.

Ana haberin olsun

Abim kız kaçıracak.

 

Dur tren , bineyim

Beş liram var vereyim.

Askerde yarim var

Bir kerecik göreyim.

 

Çam çama eklenir mi?

Çam dibi beklenir mi?

Eski yardan mektup gelmiş

Yeni yara geçilir mi?

 

 

Şu dağlar olmasaydı

Çiçeği solmasaydı

Ölüm Allah’ın emri

Ayrılık olmasaydı.

 

 

 

Ana başta taç imiş

Her derde ilaç imiş

Bir evlat pir olsa da

Anaya muhtaç imiş.

 

 

Bağ bana

Bahçe sana bağ bana

Değme zincir kâr etmez

Zülfün teli bağ bana.

 

 

Ay doğar bedir Allah

Bu sevda nehir Allah

Ben derdimden ayrılsam

Ne yaparım ya Allah.

 

Yemenimin yeşili

Bulamadım eşini

Derdimi veremem

Al kendi derdini.

 

 

Portakal soyamadım

Tabağa koyamadım

Geç geldim erken gittim

Derdime doyamadım.

 

 

Maydanoz ot değil mi?

Yaprağı dört değil mi?

Ben derdimden ayrılsam,

Bu bana dert değil mi?

 

 

Masa üstünde pekmez

Bu pekmez bana yetmez.

Yarimin aldığı maaş

Benim süsüme yetmez.

 

 

Mavi taksi boyandı

Apartmana dayandı.

Tam kaçacağım sırada

Çatlak yengem uyandı.

 

 

Karanfili eker misin?

Balılan şeker misin?

Sen orada ben burada

Ahrette çeker misin?

 

 

Ak üzüm parmak gibi

Yar yüzün kaymak gibi

Beni yardan ayıran

Kurusun kavak gibi.

 

 

Ak üzüm ermem diyor,

Sepete girmem diyor.

Yarin gönlü var ama,

Anası vermem diyor.

 

 

Ak üzüm asmasıyım

Nazilli’nin basmasıyım.

Doktor hekim getirmeyin,

Ben yarimin hastasıyım.

 

 

Yılana bak yılana

Kaydı gitti ormana.

Vallah billah varacağım

Kıvırcık saçlı oğlana.

 

 

Mektubum beyaz çiçek

Irmaklardan geçecek.

Yol verin mektubuma

Sevdiğime gidecek.

 

 

Mendilim dalda kaldı,

Gözlerim yolda kaldı

Çabuk söyle postacı

Sevdiğim nerde kaldı.

 

 

Mendilim ipek

Ortası benek

Benim sevdiğim

Sanki bir melek.

 

 

Yumurtanın beyazına

Kalkın Hakkın niyazına

Dokuz tekbir iki rekat

Buyurun Bayram Namazına.

 

 

Taksi uçup gideli

Duman saçıp gideli

Evlensene ay oğlan

Ömrün açıp gideli.

 

 

Bisikletle gezersin

Karıncayı ezersin

Madem benden güzelsin

Neden bekar gezersin.

 

 

Masa üstünde vişne

İşle abla işle

Bizim eve Yakışır

Mavi gözlü enişte.

Zeynep Çoban(İlkokul Mezunu,Yaş;42)

 

Yılan taşla düzülür

Kız aynada süzülür.

Kız oğlanı görünce

Diz bağları çözülür.

 

 

Bahçe kapısı açılmaz

Maydanozdan geçilmez.

Ben ağa kızıyım

Benimle dalga geçilmez.

 

 

Dozer geliyor dozer

Kaçılın hepinizi ezer.

Benim sevdiğim oğlan

Malkoç oğluna benzer.

 

 

Koyunum yüz olsa

Güttüğüm yerler düz olsa.

Ben koyunu güderim

Yanımda yarim olsa.

 

 

Masa üstünde bıçak

Sapından tutulacak.

Ana haberin olsun

Abim kız kaçıracak.

 

 

Karanfil suyun neyler

Güzel kokun neyler

İki baş bir yastıkta

O göz uykuyu neyler.

 

Dur tren , bineyim

Beş liram var vereyim.

Askerde yarim var

Bir kerecik göreyim.

 

 

Çam çama eklenir mi?

Çam dibi beklenir mi?

Eski yardan mektup gelmiş

Yeni yara geçilir mi?

 

 

Kara kara böcekler

Duvarı delecekler.

Benim sevmediğim oğlana

Zorla verecekler.

 

 

Evimizin önü bir dönüm ayrık

Elime verdiler sırmalı yarık.

Sırmalı yarim direkte kaldı,

Babamın acısı yürekte kaldı.

 

 

Denizin dibindeyim

Saatin birindeyim.

Beni soran olursa,

Garip evimdeyim.

 

Ayfer Çoltuk (....... , Yaş;30)